Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Kasım, 2023 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Pelvik Taban Nedir?

Pelvik taban üretrayı, vajinayı ve anüsü çevreleyen bir grup kubbe şeklindeki kas ve fasyadan oluşur. Vücudumuzda birçok işlevi yerine getirir. Sinir sistemi, bağlar ve fasya ile uygun koordinasyonun yanı sıra pelvik taban kaslarının uygun şekilde kasılması ve gevşemesi yoluyla pelvik taban, iç organların stabilitesini sağlar ve idrar kaçırma, işeme, dışkılama, cinsel işlevler ve doğumda görev alır. Pelvik taban kasları istemli olarak ve fiziksel aktivite veya öksürük gibi artan karın içi basınca yanıt olarak istemsiz olarak kasılabilir. Ayrıca istemli kasılmanın ardından başlangıçtaki kas tonusuna geri dönerler. Pelvik taban kaslarının fonksiyonlarındaki herhangi bir bozukluk fonksiyon bozukluklarına yol açabilir. Pelvik Tabanın diğer yapılarla ilişkisi ve işlevleri nelerdir? Diyaframla birlikte senkronize çalışır ve solunumda görev alır. İntra-abdominal basınç dengesini sağlar. Diyaframın ve pelvik tabanın senkronizasyonundaki herhangi bir bozukluk basınç değişikliklerine ve ardı...

Serebral Palsi ve Postüral Kontrol

Serebral Palsi (SP) gelişmekte olan fetal veya infant beyninde meydana gelen ilerleyici olmayan rahatsızlıklara atfedilen, aktivite sınırlamasına neden olan, hareket ve duruş gelişimindeki bir grup bozukluğu tanımlamak için kullanılan şemsiye bir terimdir. SP’nin temel semptomları olan hareket ve duruş esnasındaki motor fonksiyon bozukluklarına sıklıkla duyu, algısal, bilişsel, iletişim ve davranış bozuklukları, epilepsi ve ikincil kas-iskelet sistemi bozuklukları gibi diğer işlev bozuklukları eşlik edebilmektedir. Postüral kontrol , oryantasyon ve stabiliteyi sağlamak için vücudun uzaydaki pozisyonunu kontrol etme yeteneğidir. Postüral kontrol merkezi ve periferik sinir sistemleri ile kas-iskelet sistemi arasında karmaşık etkileşimler gerektirir.   SP’ li çocuklar, tipik gelişim gösteren çocuklarla karşılaştırıldığında, postüral kontrolün duyusal sistemlerin ve kas-iskelet sistemlerinin bileşenlerinde yetersizlikler, beklenen postüral ayarlamalarda eksikler göstermektedir. SP'li ç...

TİP 2 DİYABET ve TELE-REHABİLİTASYON

 Tip 2 DM, diyabetin en yaygın şeklidir. Diyabet en önemli kardiyovasküler risk faktörlerinden biridir ve altında yatan insülin direnci ve azalmış insülin sekresyonu, yaygın yorgunluk, kas güçsüzlüğü, duyusal problemler, nefes darlığı, ağız kuruluğu, noktüri, bulanık görme, kilo kaybı, enfeksiyonlar gibi bazı semptomlara, psikolojik problemlere ve dislipidemi, hipertansiyon gibi bazı komorbiditelere ve miyopati, nefropati, nöropati, retinopati ve diyabetik ayak gibi bazı komplikasyonlara yol açabilir. Bu semptomlar, komorbiditeler ve komplikasyonlar egzersiz kapasitesini ve fiziksel kapasiteyi etkileyerek yaşam kalitesini bozabilir, yaşam süresini kısaltabilir ve psiko-sosyal sorunlara yol açabilir. Fiziksel aktivite ve düzenli egzersiz programları, tip 2 DM'nin semptomlarını ve komplikasyonlarını önler veya geciktirir. Yine de egzersiz programlarının devamlılığı rehabilitasyon programlarının önde gelen sorunudur. Bilgisayar tabanlı teknolojiler sağlık alanında yenilikçi değiş...