Ana içeriğe atla

Gastroözofageal Reflü Hastalığı ve Fizyoterapi

 

      Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH), nüfusumuzun önemli bir bölümünü etkileyen küresel bir sağlık sorunudur. Orta yaşlı yetişkinlerin ve yaşlıların hastalığı olarak kabul edilir, ancak son on yılda muhtemelen obezitedeki artışa bağlı olarak genç hastalarda GÖRH prevalansında bir artış olmuştur. Çoğu yaşam tarzıyla ilgili olan birden fazla risk faktörünün birleşimi genellikle reflü semptomlarının gelişmesine katkıda bulunur.
       Hastaların çoğunda tipik olarak yardımcı solunum kaslarında bir dengesizlik vardır. Diyaframın çalışma mekanizmasını olumsuz etkileyen Açık Makas Postürü dediğimiz bir postürü sıklıkla görürüz.


      Diyafram, nefes almada rol alan birincil kastır ve aynı zamanda göğüs boşluğu ile karın boşluğunu birbirinden ayırır. Ancak insan vücudundaki diğer yapı ve organlar gibi diyafram kasının da birden fazla işlevi vardır ve vücutta birçok anatomik bağlantı gösterir ve bu sayede bir 'nefes ağı' oluşturur.

   Solunum fonksiyonunun yanı sıra, lomber (bel) omurgayı stabilize ettiği için postüral kontrol açısından da önemlidir. Aynı zamanda damar ve lenfatik sistemlerde, yutma, kusma gibi gastroözofageal fonksiyonlarda büyük rol oynar ve gastroözofageal reflü bariyerine katkıda bulunur. 
Solunum kaslarını, özellikle de diyaframı güçlendirmeye yönelik solunum fizyoterapisi, antireflü bariyerinin işlevini iyileştirebilir.

Gastroözofageal Reflü Hastalığı Fizyoterapi Yaklaşımlarına 

- 360 derece diyafram nefesi 
- Triflo gibi özel yardımcı cihazlar
- Fasyal mobilizasyon teknikleri örnek verilebilir.


Zdrhova, L., Bitnar, P., Balihar, K., Kolar, P., Madle, K., Martinek, M., Pandolfino, J. E., & Martinek, J. (2023). Breathing Exercises in Gastroesophageal Reflux Disease: A Systematic Review. Dysphagia38(2), 609–621. https://doi.org/10.1007/s00455-022-10494-6

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Which Exercise Is Better?

  Which Exercise Is Better? Aerobic or Anaerobic Exercise? Exercises are classified into aerobic and anaerobic based on the body's energy production processes. Both types of exercise affect muscle function, metabolism, and overall health in different ways. Aerobic Exercise Aerobic exercise refers to activities that use oxygen for energy production, can be sustained for long periods, and are generally performed at low to moderate intensity. Energy System: During aerobic exercise, the body produces energy by oxidizing carbohydrates and fats using oxygen, synthesizing ATP (adenosine triphosphate). The primary energy source is oxidative phosphorylation. Examples: Long-distance running Swimming Cycling Walking Dancing Physiological Effects: Cardiovascular System: Strengthens the heart muscle, improves cardiac efficiency, lowers resting heart rate, and enhances blood circulation. Respiratory System: Increases lung capacity, improves oxygen intake, and strengthens resp...

Multiple Skleroz Rehabilitasyonu

 MS’in karmaşık yapısı, uygun tedavinin belirlenmesindeki zorluklar ve semptom çeşitliliğinin fazla olması nedeniyle, farmakolojik tedavilerin yanında nörorehabilitasyon uygulamalarını içeren kapsamlı bir yaklaşım gerektirmektedir.  Hastalığın her aşamasında rehabilitasyon uygulamalarının, hastaların fonksiyonel durumunu korumalarında ve geliştirmelerinde ciddi derecede olumlu etkileri bulunmaktadır. Rehabilitasyon kişinin çevresi ile etkileşim içinde optimal fiziksel, psikolojik, sosyal ve mesleki işlevsellik elde etmesi ve bu işlevselliği sürdürmesi için yardımcı olan eğitim ve tedavi sürecidir .   👉Rehabilitasyon sürecinin, başta hekim ve fizyoterapist olmak üzere multidisipliner bir ekip tarafından yürütülmesi MS hastaları için önem arz etmektedir.  Son birkaç on yıl içerisinde artan popülerlikle farmakolojik olmayan tedavi uygulamalarına olan ilgi artmıştır ve multidisipliner tedavi yaklaşımları içinde yer alan rehabilitasyon uygulamaları artık en az ilaç kadar...

Serebral Palsi ve Postüral Kontrol

Serebral Palsi (SP) gelişmekte olan fetal veya infant beyninde meydana gelen ilerleyici olmayan rahatsızlıklara atfedilen, aktivite sınırlamasına neden olan, hareket ve duruş gelişimindeki bir grup bozukluğu tanımlamak için kullanılan şemsiye bir terimdir. SP’nin temel semptomları olan hareket ve duruş esnasındaki motor fonksiyon bozukluklarına sıklıkla duyu, algısal, bilişsel, iletişim ve davranış bozuklukları, epilepsi ve ikincil kas-iskelet sistemi bozuklukları gibi diğer işlev bozuklukları eşlik edebilmektedir. Postüral kontrol , oryantasyon ve stabiliteyi sağlamak için vücudun uzaydaki pozisyonunu kontrol etme yeteneğidir. Postüral kontrol merkezi ve periferik sinir sistemleri ile kas-iskelet sistemi arasında karmaşık etkileşimler gerektirir.   SP’ li çocuklar, tipik gelişim gösteren çocuklarla karşılaştırıldığında, postüral kontrolün duyusal sistemlerin ve kas-iskelet sistemlerinin bileşenlerinde yetersizlikler, beklenen postüral ayarlamalarda eksikler göstermektedir. SP'li ç...